Uzm. Diyetisyen Emel Yılmaz; Hacettepe Üniversitesi mezuniyeti ve 12 yıllık Sağlık Bakanlığı tecrübesiyle Ankara Çukurambar diyetisyen ofisinde hizmet vermektedir.  Kilo yönetimi, hastalıklarda beslenme, gebe ve çocuk beslenmesi alanlarında Ankara genelinde yüz yüze ve online diyetisyen hizmeti sunmaktadır.

Ankara diyetisyen, Çukurambar diyetisyen
  • Hafta İçi: 09.00 - 20.00 Cumartesi: 10.30-17.00
  • Next Level Rezidans B Blok 5. Kat No:502 Çankaya / Ankara
  • Randevu Alın
Ankara bariatrik cerrahi diyetisyeni ve tüp mide sonrası beslenme
Beslenme ve Sağlıklı Yaşam

Bariatrik cerrahi veya tüp mide ameliyatı düşünüyorsanız, ilk adımlardan biri beslenme durumunuzun ayrıntılı olarak değerlendirilmesi olmalıdır. Tüp mide, gastrik bypass ve diğer bariatrik cerrahi yöntemleri obezite tedavisinde etkili seçenekler olmakla birlikte, ameliyat olmak uzun vadeli kilo kontrolünü tek başına garanti etmez. Ameliyat sonrasında da porsiyon kontrolü, yeterli protein alımı, vitamin-mineral takibi, yeme davranışlarının düzenlenmesi ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarının oluşturulması gerekir.

Bu nedenle önemli soru yalnızca “Bariatrik cerrahi olmalı mıyım?” değildir. Kişinin daha önce gerçekten yapılandırılmış ve kişiye özel bir beslenme tedavisi uygulayıp uygulamadığı, cerrahi dışı yöntemlerden ne ölçüde yararlanabileceği ve cerrahi uygulanacaksa ameliyat sonrası beslenme sürecine ne kadar hazır olduğu da değerlendirilmelidir.

Bariatrik Cerrahiden Önce Diyetisyen Desteği Neden Önemlidir?

Bir kişinin daha önce birçok kez “diyet yapmış” olması, mutlaka kişiye özel, sürdürülebilir ve profesyonel olarak takip edilen bir beslenme tedavisi uyguladığı anlamına gelmez.

Çok düşük kalorili diyetler, uzun süre aç kalmaya dayanan programlar, tek tip beslenme planları veya kısa sürede hızlı kilo vermeyi hedefleyen yöntemler başlangıçta kilo kaybı sağlayabilir. Ancak uzun vadeli kilo yönetimi yalnızca kısa sürede kaç kilogram verildiğiyle değerlendirilmemelidir.

Bariatrik cerrahi düşünülüyorsa ameliyattan önce kişinin:

Geçmiş kilo verme girişimleri,

Günlük beslenme düzeni,

Yeme davranışları,

Protein ve mikro besin durumu,

Vücut kompozisyonu,

Kilo geri almasına katkıda bulunabilecek davranışsal faktörler,

Obeziteyle ilişkili metabolik hastalıkları,

Günlük yaşamı ve sürdürebileceği beslenme alışkanlıkları

birlikte değerlendirilmelidir.

Buradaki amaç cerrahiye ihtiyacı olan kişiyi ameliyattan vazgeçirmek değildir. Amaç, cerrahi dışı tedavilerden yararlanabilecek kişilerde bu seçenekleri değerlendirmek; cerrahi uygulanacak kişilerde ise ameliyat sonrasında gerekli olacak beslenme davranışlarının temelini mümkün olduğunca ameliyattan önce oluşturmaktır.

Ameliyat Olmadan Önce Beslenme Tedavisi Denenmeli mi?

Bu sorunun cevabı kişinin obezite derecesine, metabolik sağlık durumuna ve daha önce uygulanan tedavilere göre değişir.

Güncel ASMBS/IFSO metabolik ve bariatrik cerrahi kılavuzu, BKİ 35 kg/m² ve üzerinde olan kişilerde eşlik eden hastalık bulunup bulunmamasından bağımsız olarak metabolik ve bariatrik cerrahiyi önermektedir. Tip 2 diyabeti bulunan ve BKİ'si 30 kg/m² veya üzerinde olan kişiler için de cerrahi önerilmektedir.

BKİ 30–34,9 kg/m² aralığındaki kişilerde ise cerrahi dışı yöntemlerle yeterli ve kalıcı kilo kaybı veya obeziteyle ilişkili sağlık sorunlarında yeterli iyileşme sağlanamaması durumunda metabolik ve bariatrik cerrahi değerlendirilebilir.

Dolayısıyla “Herkes ameliyattan önce tekrar tekrar diyet yapmalıdır” şeklinde genel bir yaklaşım doğru değildir.

Daha doğru soru şudur:

“Benim sağlık durumumda yapılandırılmış beslenme ve diğer cerrahi dışı tedavilerden yeterli ve kalıcı sonuç alma ihtimalim nedir ve bariatrik cerrahi benim için uygun bir seçenek midir?”

Bu değerlendirme diyetisyen, hekim ve gerektiğinde bariatrik cerrahın yer aldığı multidisipliner bir yaklaşımla yapılmalıdır.

Güncel ASMBS/IFSO Bariatrik Cerrahi Kriterleri cerrahi kararında BKİ'nin yanı sıra kişinin metabolik durumu, obeziteyle ilişkili sağlık sorunları ve cerrahi dışı tedavilere yanıtının da değerlendirilmesini ele almaktadır.

Bariatrik Cerrahi Beslenme Tedavisinin Yerini Alır mı?

Hayır. Bariatrik cerrahi beslenme tedavisinin alternatifi olarak görülmemelidir.

Cerrahi, uygun kişilerde obezite tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir. Ancak ameliyat sonrasında kişinin beslenme düzeninin yeni fizyolojik koşullara göre değiştirilmesi gerekir.

Mide hacminin küçülmesi veya sindirim sistemi anatomisinin değiştirilmesi kişinin:

Hangi besinleri tercih ettiğini,

Duygusal yeme davranışlarını,

Gün içerisinde ne sıklıkta atıştırdığını,

Yüksek kalorili içecek tüketimini,

Besin seçimlerini

kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle bariatrik cerrahiyi:

“Ameliyat olacağım ve artık beslenmeme dikkat etmeme gerek kalmayacak.”

şeklinde değerlendirmek doğru değildir.

Tam tersine ameliyattan sonra beslenme çoğu zaman daha planlı ve kontrollü hale gelir.

Kişinin küçük porsiyonlarla beslenmesi, protein içeren besinlere öncelik vermesi, sıvı tüketimini düzenlemesi, gerekli vitamin-mineral desteklerini sağlık ekibinin önerdiği şekilde kullanması ve yeni beslenme alışkanlıklarını uzun vadede sürdürebilmesi gerekir.

Bu nedenle bariatrik cerrahi; beslenme düzenlemesi, davranış değişikliği ve uzun dönem sağlık takibiyle birlikte yürütülen kapsamlı obezite tedavisinin bir parçasıdır.

Bariatrik Cerrahi Sonrası Tekrar Kilo Alınabilir mi?

Evet. Bariatrik cerrahi sonrasında önemli ve uzun süreli kilo kaybı sağlanabilmesine rağmen bazı kişilerde ilerleyen yıllarda yeniden kilo alımı görülebilir.

Burada “ameliyattan sonra herkes yeniden kilo alır” veya “üç yıl içinde mutlaka yo-yo etkisi oluşur” şeklinde kesin ifadeler kullanmak bilimsel olarak doğru değildir. Kilo geri kazanımının miktarı ve zamanı kişiden kişiye değişir. Ayrıca bilimsel araştırmalarda kilo geri kazanımının nasıl tanımlandığı bile sonuçları önemli ölçüde değiştirebilir.

Bu konuda dikkat çekici uzun dönem çalışmalarından biri JAMA'da yayımlanan ve Roux-en-Y gastrik bypass uygulanan 1.406 yetişkini inceleyen prospektif kohort çalışmasıdır. Katılımcılar en düşük ağırlıklarına ameliyattan medyan 2 yıl sonra ulaşmıştır. En düşük ağırlığa ulaşıldıktan sonra kilo geri kazanımının özellikle ilk yılda daha hızlı olduğu ve takip eden yıllarda devam edebildiği gösterilmiştir.

Çalışmada en düşük ağırlığa ulaşıldıktan 3 yıl sonra geri kazanılan ağırlığın medyanı, ameliyat sonrasında kaybedilmiş maksimum ağırlığın yaklaşık %22,5'i olarak bulunmuştur. Ancak bu rakam “her hasta verdiği kilonun %22,5'ini geri alır” şeklinde yorumlanmamalıdır. Çalışmada kişiler arasında önemli farklılıklar bulunmuş ve sonuçların kullanılan kilo geri kazanımı tanımına göre değişebildiği gösterilmiştir.

JAMA'da yayımlanan bariatrik cerrahi sonrası kilo geri kazanımı çalışması, ameliyat sonrasındaki uzun dönem kilo yönetiminin neden yalnızca ameliyatın başarısıyla açıklanamayacağını göstermesi açısından önemlidir.

Bu veriler bariatrik cerrahinin etkisiz olduğunu göstermez. Aksine cerrahi sonrasında önemli kilo kaybı sağlanabilir; ancak bazı kişilerde zaman içerisinde kilo geri kazanımı görülebilmesi, obezitenin ve kilo yönetiminin uzun dönem takip gerektirdiğini göstermektedir.

Bu nedenle bariatrik cerrahiyi başarısız veya geçici bir yöntem olarak tanımlamak yerine, obezitenin uzun dönem yönetim gerektiren kronik bir hastalık olduğunu ve cerrahi sonrasında da takip sürecinin devam etmesi gerektiğini göz önünde bulundurmak daha doğru bir yaklaşımdır.

Bariatrik Cerrahi Sonrası Kilo Neden Geri Alınabilir?

Kilo geri kazanımını yalnızca “mide yeniden büyüdü” şeklinde açıklamak doğru değildir.

Uzun dönem kilo yönetiminde birçok faktör birlikte rol oynayabilir:

Gün içerisinde sık atıştırmak,

Enerji yoğun yiyeceklerin yeniden artması,

Yüksek kalorili sıvıların tüketilmesi,

Protein açısından yetersiz beslenmek,

Duygusal yeme davranışlarının devam etmesi,

Fiziksel aktivitenin azalması,

Beslenme takibinin bırakılması,

Bazı tıbbi veya anatomik faktörler.

Dolayısıyla ameliyat sonrası takip yalnızca tartıda verilen kilonun ölçülmesinden ibaret olmamalıdır.

Kişinin beslenme davranışları, vücut kompozisyonu, protein alımı, vitamin-mineral durumu ve uzun vadede sürdürebildiği alışkanlıklar birlikte değerlendirilmelidir.

Bu noktada duygusal yeme ve fizyolojik açlık arasındaki farkın anlaşılması da önemlidir. Konuyu Tok Olduğum Halde Neden Yiyorum? Duygusal Açlık yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Bariatrik Cerrahide Diyetisyenin Rolü Nedir?

Bariatrik cerrahi süreci yalnızca ameliyattan ibaret değildir. Genel cerrah başta olmak üzere gerekli durumlarda farklı sağlık profesyonellerinin birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşım gerektirir.

Diyetisyenin görevi ameliyattan önce başlayabilir ve ameliyat sonrasında uzun dönem devam edebilir.

Ameliyat Öncesi Değerlendirme

Beslenme alışkanlıkları, vücut kompozisyonu, protein alımı ve olası vitamin-mineral eksiklikleri değerlendirilir.

Kişinin geçmiş kilo verme girişimleri ve ameliyat sonrasında değiştirmesi gereken beslenme davranışları da bu dönemde ele alınabilir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık Beslenmesi

Cerrahın belirlediği protokole göre ameliyat öncesinde enerji alımının azaltıldığı ve yeterli protein alımının hedeflendiği bir beslenme programı uygulanabilir.

Özellikle karaciğer yağlanması bulunan kişilerde ameliyat öncesi beslenme planlaması önemlidir.

Karaciğer yağlanmasının beslenmeyle ilişkisini Karaciğer Yağlanması ve Beslenme içeriklerimizde ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Ameliyat Sonrası Beslenme

Sıvı, püre, yumuşak beslenme ve normal katı beslenmeye geçiş kişinin cerrahi yöntemi, iyileşme süreci, toleransı ve cerrahi ekibin protokolüne göre planlanır.

Diyetisyen Takibi Sadece Ameliyat Sonrası İlk Haftalar İçin mi Gereklidir?

Hayır. Bariatrik cerrahi sonrası beslenme takibinin yalnızca sıvı, püre ve katı beslenmeye geçiş döneminden ibaret olduğu düşünülmemelidir.

Ameliyat sonrası ilk haftalarda besin kıvamlarının ve toleransın yönetilmesi ön plandayken ilerleyen aylarda ve yıllarda farklı konular önem kazanır. Yeterli protein alımı, vitamin-mineral durumu, kas kütlesinin korunması, yeme davranışları, porsiyonların zaman içerisindeki değişimi ve olası kilo geri kazanımı uzun dönem takibin parçalarıdır.

Özellikle kilo kaybının yavaşladığı veya yeniden kilo alımının başladığı dönemde yalnızca daha az yemek önermek yerine kilo değişimine katkıda bulunan beslenme, davranışsal ve gerektiğinde tıbbi faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle bariatrik cerrahi sonrası diyetisyen takibi, yalnızca ameliyattan sonraki birkaç haftalık bir “ameliyat diyeti” olarak değil, kişinin ihtiyaçlarına göre sıklığı değişebilen uzun dönem beslenme yönetimi olarak ele alınmalıdır.

Tüp Mide ve Gastrik Bypass Sonrası Beslenme Nasıl Olmalı?

Tüp mide sonrası beslenme ve gastrik bypass sonrası beslenme, değişen mide ve sindirim sistemi yapısına uyum sağlayabilmek amacıyla aşamalı olarak ilerletilir.

Burada özellikle altını çizmek gerekir:

Her bariatrik cerrahi hastası için geçerli tek bir sıvı-püre-katı beslenme takvimi yoktur.

Cerrahi yöntem, cerrahın protokolü, kişinin sağlık durumu, toleransı ve iyileşme süreci geçiş zamanlarını değiştirebilir.

1. Sıvı Beslenme Dönemi

Ameliyat sonrasında cerrahi ekibin onayıyla küçük miktarlarda sıvı tüketimine başlanır.

Amaç yeterli hidrasyonu sağlamak ve yeni mide hacmini zorlamadan beslenmeye geçiş yapmaktır.

İlerleyen dönemde kişinin toleransına ve uygulanan protokole göre protein içeren sıvılar beslenmeye dahil edilebilir.

2. Püre Dönemi

Sıvıların yeterli şekilde tolere edilmesinin ardından cerrahi ekibin belirlediği zamanda pürüzsüz kıvamlı besinlere geçilebilir.

Porsiyonlar oldukça küçüktür ve protein içeren besinlere öncelik verilmesi önemlidir.

3. Yumuşak Beslenme Dönemi

Püre döneminden sonra yumurta, iyi pişmiş balık ve kişinin toleransına uygun diğer yumuşak protein kaynakları beslenmeye eklenebilir.

Protein içeren besinlerin günlük beslenmede nasıl konumlandırılabileceğini Sağlıklı Protein Kaynakları yazımızda inceleyebilirsiniz.

4. Normal Katı Beslenmeye Geçiş

Cerrah ve diyetisyen değerlendirmesiyle normal kıvamdaki besinlere kademeli olarak geçilebilir.

Ancak normal beslenmeye geçmek ameliyat öncesindeki beslenme düzenine geri dönmek anlamına gelmez.

Küçük porsiyonlarla beslenmek, yavaş yemek, besinleri iyi çiğnemek, protein içeren besinlere öncelik vermek ve sıvı alımını uygun şekilde planlamak uzun vadeli beslenme düzeninin önemli parçalarıdır.

Bariatrik Cerrahi Sonrası Protein, Vitamin ve Mineral Takibi

Bariatrik cerrahi sonrasında üzerinde durulması gereken temel konulardan biri yeterli protein ve mikro besin alımının sağlanmasıdır.

Mide kapasitesinin azalması kişinin tüketebildiği besin miktarını önemli ölçüde azaltabilir. Gastrik bypass gibi bazı yöntemlerde ise besinlerin emiliminde de değişiklik meydana gelebilir.

Bu nedenle özellikle:

B12 vitamini,

Demir,

Folat,

D vitamini,

Kalsiyum

başta olmak üzere gerekli mikro besinlerin düzenli olarak değerlendirilmesi önemlidir.

ASMBS Bariatrik Cerrahi Mikro Besin Kılavuzu ameliyat öncesinde mevcut mikro besin durumunun değerlendirilmesi ve ameliyat sonrasında düzenli takip yapılmasının önemini vurgulamaktadır.

Protein ihtiyacı ise cerrahi yönteme, kişinin vücut ağırlığına, kas kütlesine, iyileşme dönemine ve beslenme toleransına göre bireysel olarak değerlendirilmelidir.

Amaç yalnızca tartıda daha düşük bir rakama ulaşmak değildir. Kilo kaybı sırasında kas kütlesinin mümkün olduğunca korunması ve beslenme yetersizliklerinin önlenmesi de uzun dönem sağlık açısından önemlidir.

Bariatrik Cerrahi Sonrası Görülebilecek Beslenme Sorunları

Yetersiz Protein Alımı

Küçülen mide kapasitesi nedeniyle günlük protein ihtiyacının karşılanması bazı kişilerde zorlaşabilir. Öğünlerin protein yoğunluğunun buna göre planlanması gerekebilir.

Vitamin ve Mineral Eksiklikleri

B12, demir, folat, D vitamini ve kalsiyum gibi mikro besinlerde yetersizlik görülebilir. Risk cerrahi yöntemine göre değişebileceğinden düzenli laboratuvar takibi önemlidir.

Dumping Sendromu

Özellikle bazı bypass ameliyatlarından sonra yüksek miktarda basit şeker içeren yiyeceklerin hızlı tüketilmesi bazı kişilerde gastrointestinal ve dolaşımsal belirtilere neden olabilir.

Reaktif Hipoglisemi

Bazı kişilerde bariatrik cerrahi sonrasında yemek sonrası kan şekeri düşüşleri görülebilir.

Bu durumda karbonhidrat miktarı ve türü, protein-lif dengesi ve öğün düzeni birlikte değerlendirilmelidir.

Konuyla ilgili Reaktif Hipoglisemi ve İnsülin Direncinde Doğru Tabak Modeli yazımızı inceleyebilirsiniz.

Yetersiz Sıvı Tüketimi

Ameliyat sonrasında tek seferde yüksek miktarda sıvı tüketmek zorlaşabileceğinden sıvı alımının gün içerisine yayılması gerekebilir.

Ankara'da Bariatrik Cerrahi Diyetisyeni Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Ankara'da bariatrik cerrahi diyetisyeni ararken yalnızca ameliyat sonrası verilecek geçici bir diyet listesine odaklanmak yerine, uzun dönem beslenme yönetimini dikkate alan bir yaklaşım tercih edilmelidir.

Diyetisyen seçiminde:

Obezite ve metabolik hastalıklarda klinik deneyim,

Cerrah ve diğer sağlık profesyonelleriyle koordinasyon,

Protein ve mikro besin yeterliliğinin değerlendirilmesi,

Kas kütlesinin korunmasına önem verilmesi,

Laboratuvar sonuçlarının beslenme açısından takip edilmesi,

Kilo geri kazanımı riskinin uzun dönemde değerlendirilmesi,

Beslenme planının kişinin yaşamına göre bireyselleştirilmesi

önemlidir.

Aynı ameliyatı geçiren iki kişinin dahi beslenme toleransı, günlük yaşamı, laboratuvar sonuçları, protein ihtiyacı ve yeme davranışları birbirinden farklı olabilir.

Bu nedenle bariatrik cerrahi sonrasında standart diyet listeleri yerine kişiye özel beslenme planlaması önemlidir.

Ankara'da Bariatrik Cerrahi Öncesi ve Sonrası Beslenme Danışmanlığı

Ankara'da bariatrik cerrahi veya tüp mide ameliyatı düşünen kişiler için beslenme danışmanlığının amacı kişiyi doğrudan ameliyata yönlendirmek veya cerrahiye ihtiyacı bulunan kişiyi ameliyattan vazgeçirmek değildir.

Öncelikle mevcut beslenme düzeni, geçmiş kilo verme girişimleri, vücut kompozisyonu, günlük yaşam koşulları, yeme davranışları ve sürdürülebilir bir beslenme programıyla ilerleme potansiyeli değerlendirilir.

Cerrahi dışı yöntemlerle ilerlemek kişinin sağlık durumu açısından uygun bir seçenekse, kişiye özel beslenme programı oluşturulabilir.

Bariatrik cerrahi kararı verilmişse ise beslenme danışmanlığının amacı kişiyi ameliyata hazırlamak ve sonrasında sıvı-püre-katı geçişinden protein ve mikro besin takibine, vücut kompozisyonundan uzun dönem kilo yönetimine kadar süreci beslenme açısından desteklemektir.

Ankara Çankaya/Çukurambar'daki kliniğimizde yüz yüze beslenme danışmanlığı kapsamında kişinin mevcut durumu ve hedefleri ayrıntılı olarak değerlendirilebilir. Ankara dışında yaşayan veya kliniğe düzenli olarak gelemeyen kişiler için uygun durumlarda online beslenme danışmanlığı da planlanabilir.

Cerrahi gerekliliği ve ameliyata uygunluk kararı ise her durumda bariatrik cerrah ve ilgili sağlık ekibine aittir.

Sık Sorulan Sorular

Tüp mide ameliyatından önce diyetisyene gitmeli miyim?

Ameliyat öncesinde beslenme durumunun değerlendirilmesi önemlidir. Geçmiş kilo verme girişimleri, beslenme alışkanlıkları, yeme davranışları ve olası besin ögesi eksiklikleri değerlendirilebilir. Cerrahi dışı tedavilerin uygunluğu ve cerrahi gerekliliği kişinin sağlık durumuna göre multidisipliner olarak değerlendirilmelidir.

Bariatrik cerrahi sonrası tekrar kilo alınır mı?

Evet, bazı kişilerde uzun dönemde kilo geri kazanımı görülebilir. Ancak bunun miktarı ve zamanı kişiden kişiye değişir. Bu nedenle ameliyat sonrası uzun dönem beslenme ve sağlık takibi önemlidir.

Tüp mide ameliyatından sonra diyet yapmak gerekiyor mu?

Ameliyat sonrasında beslenme düzeninin önemli ölçüde değiştirilmesi gerekir. Sıvı-püre-katı geçişinin yanı sıra uzun vadede porsiyon kontrolü, yeterli protein alımı, sıvı tüketimi ve uygun besin seçimleri önem taşır.

Tüp mide sonrası diyetisyen takibi ne kadar sürmeli?

Yoğun takip ameliyat sonrası erken dönemde daha sık olabilir. Ancak beslenme durumu, mikro besinler, vücut kompozisyonu ve kilo yönetiminin uzun vadeli olarak değerlendirilmesi önemlidir. Takip sıklığı kişinin ihtiyaçlarına ve cerrahi yöntemine göre zaman içerisinde değişebilir.

Bariatrik cerrahi sonrası ne kadar protein almalıyım?

Protein ihtiyacı cerrahi yönteme, vücut ağırlığına, kas kütlesine, iyileşme dönemine ve beslenme toleransına göre değişir. Bu nedenle bireysel değerlendirme yapılmadan tek bir protein miktarı vermek doğru değildir.

Tüp mide sonrası vitamin kullanmak gerekir mi?

Vitamin ve mineral gereksinimleri ameliyat türüne ve kişinin laboratuvar sonuçlarına göre değişebilir. Takviyelerin türü ve miktarı sağlık profesyonelleri tarafından bireysel olarak belirlenmelidir.

Bariatrik cerrahi olmadan kilo vermek mümkün mü?

Bazı kişiler cerrahi dışı yöntemlerle önemli ve sürdürülebilir kilo kaybı sağlayabilirken, ileri derecede obezitesi veya obeziteyle ilişkili ciddi sağlık sorunları bulunan bazı kişilerde bariatrik cerrahi uygun bir tedavi seçeneği olabilir. Bu nedenle karar kişiye özel değerlendirilmelidir.

Ankara'da bariatrik cerrahi sonrası diyetisyen desteği alabilir miyim?

Evet. Ankara Çankaya/Çukurambar'da ameliyat öncesi beslenme değerlendirmesi ve bariatrik cerrahi sonrası kişiye özel beslenme takibi planlanabilir. Cerrahi karar ve tıbbi takip ise kişinin bariatrik cerrahı ve ilgili sağlık ekibi tarafından yürütülmelidir.

Sonuç: Amaç Ameliyat Olmak Değil, Uzun Vadeli Kilo Yönetimidir

Bariatrik cerrahi, uygun kişilerde obezite tedavisinde oldukça etkili bir yöntemdir. Ancak ameliyat olmak beslenme tedavisinin sona erdiği anlamına gelmez.

Tam tersine ameliyat sonrasında yeni mide kapasitesine ve kişinin değişen ihtiyaçlarına uygun bir beslenme düzeninin oluşturulması gerekir.

Bu nedenle bariatrik cerrahi düşünürken yalnızca:

“Ameliyatla kaç kilo verebilirim?”

sorusunu değil;

“Bu kiloyu uzun vadede nasıl yöneteceğim?”

sorusunu da sormak gerekir.

Henüz ameliyat olmadıysanız, sağlık durumunuz ve cerrahi endikasyonunuz göz önünde bulundurularak yapılandırılmış, kişiye özel bir beslenme tedavisiyle ilerleme olasılığınız değerlendirilebilir. Cerrahi uygulanacaksa da ameliyat öncesinden başlayarak ameliyat sonrası dönemi ve uzun vadeli kilo yönetimini kapsayan bir beslenme takibi planlanabilir.

Yazar Hakkında

Uzman Diyetisyen Emel Yılmaz, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden Şeref Öğrencisi olarak mezun olmuş, Gazi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde yüksek lisansını tamamlayarak Uzman Diyetisyen unvanını almıştır.

12 yılı aşkın kamu ve klinik deneyimi bulunan Emel Yılmaz, T.C. Sağlık Bakanlığı bünyesinde obezite, diyabet ve metabolik hastalıklar alanında çalışmış; ulusal düzeyde beslenme ve halk sağlığı çalışmalarında görev almıştır. Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER) çalışmalarında da yer almıştır.

Halen Ankara Çankaya/Çukurambar'daki kliniğinde kişiye özel beslenme danışmanlığı hizmeti vermektedir.

Size özel beslenme programınızın oluşturulması ve danışmanlık süreci hakkında bilgi almak için Uzman Diyetisyen Emel Yılmaz İletişim sayfası üzerinden randevu oluşturabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Bariatrik cerrahi kararı, cerrahiye uygunluk ve ameliyat sonrası tıbbi takip bariatrik cerrah ve ilgili multidisipliner sağlık ekibi tarafından bireysel değerlendirmeye göre yürütülmelidir.